Editör

Kütahya, Afyonkarahisar ve Eskişehir üçgeninde, Pphrygia Epiktetus (Küçük Frigya) dağlık yerleşimi olarak tanımlanan Frig Vadisi, Kapadokya benzeri kaya oluşumları, kaya mezarları, kiliseler, sığınma ve barınma amaçlı kayalara oyulan yüzlerce mağarasıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.
Anadolu’nun ‘İkinci Kapadokyası’ olarak son yıllarda kültür ve doğa turizminde ilgi çeken, efsanevi kralı Midas ile bilinen Frig Uygarlığı’nın izinde, uçsuz bucaksız vadide yürüyüş yapan doğaseverler, karşılaştıkları onlarca eserle tarih sayfalarında gezintiye çıkıyor. M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler, daha sonra Romalılar ve Bizanslılar tarafından kullanılan bölgede kaya mezarları, kiliseler, sığınma ve barınma amaçlı yapılan mağara kalıntıları bulunuyor. Kütahya, Afyonkarahisar ve Eskişehir sınırlarında derin vadiler tarafından şekillenen ve dağlık bir alan olan bölge, volkanik tüflerden oluşan jeolojik yapısıyla dikkat çekiyor. Yürüyüş rotalarının belirlenmesi birkaç yıl önce gerçekleştirilen vadinin henüz çok fazla turist almaması ve turistik tesislerin bulunmaması da bölgenin bakir kalmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor.
‘TÜRKİYE, SİT ALANLARI BAKIMINDAN DÜNYANIN EN ZENGİN ÜLKELERİNDEN’
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Yalçın Kurt, Türkiye’nin sit alanları bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olduğunu belirtti. Kurt, “Türkiye’de yaklaşık 17 bin SİT alanı var. Taşınmaz kültür varlıkları da 105 binin üzerinde. Dolayısıyla 120 binden fazla SİT alanı ve taşınmaz kültür varlığı var” diye konuştu. Dünyanın gelmiş geçmiş en önemli medeniyetlerinin bulunduğu ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Kurt, “Türkiye çok zengin bir ülke. Ve destinasyonlarının her biri farklı. Frig Vadisi de bunlardan biri. Büyük uygarlıklar bu topraklarda yaşamış. Bu nedenle Frig Vadisi ve uygarlığı bizim için önemli” diye konuştu.
Frig Vadisi ile ilgili çalışmalar hakkında da bilgi veren Kurt, “Burada yapılacak şey, özellikle alt yapının tamamlanması. O bölgede devletimiz Zafer Havalimanı’nı yaptı. Ulaşım kolaylaştı. Karayolları bağlantıları yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bununla birlikte Frig Vadisi’nde bakım, onarım ve restorasyon ve planlama çalışmaları devam ediyor. Burada yapılacak şey tanıtım faaliyetlerinin çok daha fazla yapılması” dedi.
‘BAŞKA BİR ÜLKEDE OLSA UZAKTAN DÜRBÜNLE İZLETİRLER’
Günübirlik doğa yürüyüşçülerinin özellikle sonbahar ve ilkbaharda tercih ettiği Frig Vadisi’nin güzelliğine dikkat çeken Antalyalı profesyonel dağcı ve rehber Cuma Gök, “Biz Antalyalı doğasever dostlarımızla birlikte sohbahar aylarında vadiye sık sık ziyaret gerçekleştiriyoruz” dedi. Büyük bir medeniyet ve enfes bir coğrafyanın bir arada bulunduğu Frig Vadisi’nin çok turist olmadığı için hala bakir olduğunu söyleyen Gök, “Ayrıca turistik tesislerce ele geçirilmemiş. Hem doğayla, hem de çok etkileyici bir tarihle aynı anda baş başa kalabilmenin tadının çıkartıldığı nadir yerlerden. Böyle bir bölge bir başka bir ülkede olsa uzaktan dürbünle izletirlerdi. Bizde ise üzerinde gezmeyi bırak, binlerce yıl önce burada yaşayan bir Frig gibi mağaraların içinde uyumak bile mümkün” diye konuştu.
Anadolu’nun ‘İkinci Kapadokya’sı: Frig Vadisi
© 2006 Sonsöz Gazetesi • Ankara • Güncel Haberler • Haberler | Tüm Hakları Saklıdır.